134 yıl öncesine uzanan tarih

 

The Hall’ın hikayesi bundan 134 yıl önce başlıyor.

Zamanın önde gelen ailelerinden Mısırlıyan ailesine mensup üç hayırsever kızkardeş, 1876 yılında Pera’da bugünkü Ağa Camii’nin yanındaki Sakızağacı Caddesinde Ermeni Surp Asdvazazis kilise kompleksini inşa ediyor. Sakızağacı caddesi üzerinde bulunan tarihi kilisenin etrafına, kiliseye gelir sağlamak üzere Yeşilçam sokağına kadar uzanan müştemilatlar inşa ediliyor. Ermeni Vakfı’na ait olan bu binalar zaman içinde çok çeşitli amaçlar için kullanılmış. 30 yıl önce ayakkabı imalathanesi ve matbaa, sonra Yeşilçam filmlerine stüdyo işlevi görmüş.

Devamı için tıklayın

 

 

Etkinliklere yeni bir bakış açısı; Mekan + Konsept

 

Mekan: The Hall

Beyoğlu’nda, İstiklal Caddesi’nin kalbinde, farklı amaçlara hizmet veren, şaşırtıcı, sürprizlerle dolu bir mekanın kapıları açıldı. Müziğe, eğlenceye, sanata ve tasarıma Türkiye’den ve dünyadan projelere gece ve gündüz kullanıma, yaratıcı fikirlere, işdünyasına açık bir mekan... The Hall
                                              

Konsept: Magnet İstanbul

Her türlü etkinlik projesinin uygulanmasına uygun bir tasarıma sahip The Hall’daki etkinlikler, Magnet İstanbul prodüksiyon şirketi tarafından yürütülüyor. Magnet İstanbul, şirketlere yönelik toplantı ve organizasyonlarda  müzik, sanat, eğlence ve her tür performans sanatını harmanlayan bir etkinlik tasarımı oluşumu olarak kendini tanımlıyor.


Magnet İstanbul, The Hall’a yönelik her türlü etkinlik fikrini iletişimden, konsept oluşturmaya kadar yaratıcı modüller katarak farklılaştırıyor. Müşteriye, etkinliğin markaya geri dönüşünü maksimize etmeyi amaçlayan bir işortağı olarak hizmet veriyor.

 

Magnet İstanbul, markanızın vermek istediği mesajlara yönelik sosyal sorumluluk, tasarım, sanat, müzik ve her türlü organizasyon projeleri yazmaya ve The Hall’da uygulamaya hazır!

 


Teknik Özellikler

Ana Salon

Panasonic : 1 adet pt-lb55nte projeksiyon cihazı 4000 ans’
2 x 2.5 m motorlu projeksiyon perdesi
Panasonic : 2 adet DVD player (portable)
Panasonic : 3 adet 42” plazma ekran (portable)

  • Ses Sistemi

EAW: JFX 100, 10 adet üst
EAW: KF 360 z, 2 adet üst
EAW: SB100, 1 adet, SBX 220, 2 adet subbass
Pionner: 1 adet DJM 600 mixer
Pionner: 2 adet CDJ 1000 cd player
Technics: 2 adet 1210 mk5 pikap
EAW: 2 adet monitör

  • Işık Sistemi

Moving head high line 250, 6 adet robot, 4 adet led par spot

  • Havalandırma Sistemi

Hava debisi: 9500 m3/h
Isıtma: 186,000 btu/h
Soğutma: 220,000 btu/h

  • Engelli tuvaleti: 1 adet  
  • UPS: 60 KWA
  • 3 Bar
  • Biri sabit, diğeri yedi birimden oluşan farklı şekillerde monte edilerek bölünebilen 15 metretüllük taşınabilir, Ayrıca gösteri esnasında mekanda dolaşabilecek iki adet tekerlekli mini bar
  • LED Aydınlatma
  • 3 Tonluk Su Deposu
  • Fast-food Köşesi
  • Catering Mutfağı
  • VIP Odası
  • Vestiyer

 

View our Portfolio

Mekan Özellikleri

  • The Hall, bazen bir konser salonu, bazen bir sanat galerisi, bazen bir toplantı salonuna dönüşebilen yapısıyla çok amaçlı, çok fonksiyonlu bir mekan. Her türden organizasyona açık olmasının yanı sıra aynı zamanda çağdaş sanat, tasarım, moda, kültürel etkinlikler ve performans merkezi olarak 24 saat yaşayan bir proje...
  • The Hall, düz bir sahneden oluşan etkinlik merkezlerinin tam zıddı diye nitelendirilebilecek çok şaşırtıcı bir akışa sahip. Oda oda, koridor koridor genişliyor, her bölüm bir diğeriyle bağlantılanıyor, her köşe etkinlikler için sınırsız imkanlar sunuyor.
  • The Hall esnekliğini iki sahnesiyle iki ayrı bölümden oluşmasından alıyor. Ön salon, bir ana sahneden, üç odadan ve bir sabit bardan oluşuyor. Asma katta ise VIP ve sanatçı odası yer alıyor. Ön sahne bir avluyla her türlü organizasyona cevap verebilecek nitelikte fast-food köşesine ve catering mutfağına açılıyor. Avludan bir tünel şeklindeki arka salona geçiliyor. Arka sahneye paralel koridor ise tam bir sergi ve workshop alanı olarak büyüleyici bir görünüm sunuyor.
  • The Hall mümkün olduğunca tarihi dokuyu öne çıkaracak şekilde kurgulandı. Öndeki ana sahnenin bulunduğu yüksek tavanlı bölüme bir asma kat eklendi. Demir konstrüksiyonu dengelemek için, ağırlıklı olarak sıcak görünümlü bir malzeme olan bakır kullanıldı. Taş duvarlara zarar vermemek için sıvaların üzerinden geçirilen elektrik hatları bakır borularla kaplandı. Mekanın akciğeri işlevini gören, iki bölümü birbirine bağlayan avluya “taşların arasında bir yaşam” olması için yuka ve aralya japonika ağaçları, bambu, sarmaşık yerleştirildi.
  • Kokteyller, yemekli toplantılar için avluda bir hazırlık mutfağı ve catering’in servis edildiği bir fast-food corner yer alıyor. İki binanın ses ve ışık düzenini birlikte ya da ayrı kullanmak mümkün. Sonuçta iki ana bölümden oluşan, ayakta izleyici kapasitesi ön sahnede 600, arka sahnede 400 kişi olan 650 metrekarelik modüler bir mekan ortaya çıktı.

 

 

 

 


 

Etkinliklerden haberdar olmak için lütfen üye olun